Ak-Kim Kimya Temel Kimyasallar Satış ve Pazarlama Direktörü Sertaç Sürür ile Röportaj

Ak-Kim Kimya Temel Kimyasallar Satış ve Pazarlama Direktörü Sertaç Sürür ile Röportaj


Gerçekleştirdiğimiz söyleşide Ak-Kim Kimya Temel Kimyasallar Satış ve Pazarlama Direktörü Sertaç Sürür, firmanın dünü, bugünü ve vizyonu hakkında bilgi verdi. Bir milyar dolar ciro büyüklüğüne ulaşmayı hedeflediklerini bildiren Sürür, bu hedefe Ar-Ge faaliyetlerine verdikleri önem, gerçekleştirdikleri satınalmalar ve yeni yatırımlarla ulaşacaklarını açıkladı.

 

Sayın Sertaç Sürür, okurlarımıza kısaca kendinizden, eğitim durumunuzdan ve sektördeki profesyonel özgeçmişinizden bahsedebilir misiniz?

İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra Amerika’da MBA eğitimi aldım. İş yaşamına 1992 yılında başladım. Çok uluslu firmalarda, yurt içi ve yurt dışında, satış ve pazarlama alanında çeşitli pozisyonlarda görev aldım. Son olarak Ravago Petrokimya firmasında EPS İş Bölümü Direktörü olarak görev almamın ardından, Kasım 2014 tarihi itibariyle Ak-Kim’deki Satış ve Pazarlama Direktörü görevime başladım. 1970 İstanbul doğumluyum, evli ve 2 çocuk babasıyım. İngilizce ve Almanca biliyorum.

 

Ak-Kim Kimya’nın kuruluşundan bugüne gelişim süreci, vizyonu ve kurumsal ilkeleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

Ak-Kim Kimya, 1977 yılında Türkiye’nin en köklü özel sektör kuruluşlarından Akkök Holding’in iştiraki olarak kuruldu. 37 yıldır yüksek teknolojiye sahip çağdaş tesislerimizde üretim yapıyor ve birçok temel kimyasalda pazar lideri konumunda faaliyet gösteriyoruz. Aralarında sodyum metabisülfit, amonyum persülfat, potasyum persülfat, dimetilasetamid, dimetilformamid, hidrojen peroksit, sodyum perkarbonat gibi ileri teknoloji gerektiren ve yerli sanayi açısından büyük önem arz eden kimyasal maddeleri Türkiye’de ilk kez Ak-Kim Kimya üretti. Yalova ve Çerkezköy’de yaklaşık 300 bin m2’lik bir alana kurulu, yüksek teknolojiye sahip 3 yerleşkede 20’ye yakın üretim tesisimiz bulunuyor. Yıllık 600 bin tonluk üretim kapasitesine sahip fabrikalarımızda 500’ü aşkın farklı kimyasal maddenin üretimini yapıyoruz.

 

Bunun yanı sıra Ak-Kim Kimya olarak, performans kimyasallarını da kendi teknolojimizle üreterek, güçlü know-how bilgimiz ve teknik deneyimimiz ile rakiplerimizden ayrışıyoruz.

Ayrıca, ürün sunduğumuz tüm sektörlerde müşterilerimizin ihtiyaçları doğrultusunda onlara "entegre kimyasal çözümler” sunuyoruz. Sahip olduğumuz know-how ve teknolojileri 2002 yılından beri yurt dışı firmalara satıyoruz ve mühendislikten anahtar teslimi taahhüt faaliyetlerine kadar her türlü hizmeti gerçekleştiriyoruz. Bugüne kadar Ürdün, Pakistan, Suudi Arabistan, Cezayir ve Yunanistan’da çeşitli anahtar teslim tesisler kurduğumuzu belirtmek isterim.

 

5 kıtada yaklaşık 55 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Satışlarımızın %60’ını Avrupa Birliği ülkelerine yapıyoruz. Geri kalan kısmını ise Mısır, Tunus, İsrail, Azerbaycan, ABD, Kanada, Brezilya ve Kore gibi ülkelere yapıyoruz. Özellikle sodyummetabisülfitte Avrupa’nın en iyi markalarından biri olduğumuzu söyleyebilirim. Sodyum metabisülfitin kullanıldığı pazarlarda liderliği zorluyoruz. Persülfatlarda da

Avrupa’da iyi bir konumda bulunuyoruz. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde ise yurtdışı cironun toplam ciromuz içindeki payını %25’e çıkarmayı, bu kapsamda ihracatımızı tutar bazında ikiye katlamayı hedefliyoruz. Bunun için hem faaliyet gösterdiğimiz pazarlarda, hem de potansiyel pazarlarda çeşitli çalışmalar yürütüyoruz.

 

Kimya sektörüne sunmuş olduğunuz yeni ürünleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Ak-Kim Kimya olarak, 2014 yılındaki en önemli yatırımlarımızdan birinin, dünyanın en büyük emaye ve seramik frit üreticilerinden biri olan Gizem Frit şirketini satın alarak yeni bir pazara girdik. Ayrıca Akferal şirketimiz bünyesinde de Dostel satın almasını gerçekleştirdik. Bu satın almalar ile birlikte Ak-Kim’in faaliyet gösterdiği lokasyon sayısı 5’e ve çalışan sayımız da 800’e çıktı.

Yine geçtiğimiz yıl, 15.000 ton kapasiteli Betain üretim tesisimizi hayata geçirdik. Sabun, deterjan ve şampuanlarda kullanılan ana girdilerden olan Betain üretimimiz ile birlikte, hem deterjan ve temizlik endüstrisine yönelik ürünleri ürün gamımıza eklemiş, hem de henüz portföyümüzde olmayan kimyasalların üretilebilmesi için bilgi birikimimizi geliştirmiş olduk. Şirketimiz aynı zamanda bu alana yönelik olarak konsantre deterjan, çamaşır suları ve pasta deterjanlarda kullanılan kıvamlaştırıcı ürünü de üretmektedir.

 

Piyasadaki ürünlerinizin uzun vadede varlığını sürdürebilmesi için ne gibi konulara önem veriyorsunuz?

Sürekli inovasyon ile müşterilerimizin toplam maliyetini azaltmaya yönelik çalışmalar yapıyoruz. Ayrıca çevresel sürdürülebilirlik konusu da bizim için önemli. Çevreye duyarlı ve kimyasal tüketimini azaltmaya yönelik yeni ürünler üretmeyi hedefliyoruz.

 

Ak-Kim Kimya ve Gizem Frit’in birleşmesi ile ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?

Ak-Kim Kimya olarak, 2014 yılındaki en önemli yatırımlarımızdan birinin, dünyanın en büyük emaye ve seramik frit üreticilerinden biri olan Gizem Frit şirketini satın alarak yeni bir pazara girmek oldu. Gizem Frit, bugüne kadar tek başına üstün bir başarı göstererek dünyanın en önemli üreticilerinden biri oldu. Bu başarıyı arttırarak devam ettirmek için ihtiyaç duyulan yeni yatırımların; sermaye gücü olan, kurumsal bir çatı altında sürdürülmesi şirkete büyük bir kazanç sağlayacak. Bu yüzden, artık Ak-Kim’in bünyesi altında Ar-Ge çalışmalarına da daha fazla ağırlık vererek büyümesini arttırması hedefleniyor.

Gizem Frit, Ak-Kim’in 2023 yılı için kendine koyduğu 1 milyar dolar ciro hedefinde de çok önemli bir rol oynayacak.

 

Proje, Mühendislik ve Ar-Ge faaliyetlerinizden bahsedebilir misiniz?

2014 yılında uluslararası mühendislik projelerimize bir yenisini daha ekledik. Cezayir’in Mostaganem şehrinde kurulan 30.000 ton/yıl Demir 3 Klorür kapasiteli tesisin tüm temel ve detay mühendislik işleri, satınalma hizmeti ve montaj çalışmaları süpervizörlük hizmetleri Ak-Kim tarafından gerçekleştirildi. Tesisi 2014 Eylül ayında devreye aldık.

 

Geçtiğimiz yıl Ar-Ge merkezimizde performans kimyasalları alanında 38 adet yeni ürün geliştirdik. Her yıl performans kimyasalı portföyümüzü %15 ila 20 oranında geniş- letiyor, yeniliyoruz.

 

Yine 2014’te, mühendislik, kimya ve tekstil proses bilgilerimizi kullanarak, ağartma işleminde kumaşın delinmesini önlemeye yönelik "No Fear” sistemini geliştirdik. Bu sistem, üç disiplini bir arada kullanarak geliştirilen Türkiye’deki ilk entegre çözüm örneğidir. No Fear sistemi sayesinde artık ağartma işleminde kumaş delinmelerinin önüne geçmenin mümkün hale geldiğini söyleyebilirim. No Fear’ın sağladığı başlıca avantajlar arasında, reçete ve proseste yapılan geliştirmelerle kumaş kalitelerinde iyileşme, katma değeri yüksek kumaşların üretilebilmesi, kapasite artışı ve deliksiz çalışmanın getirdiği kumaş ve termin kazançları bulunuyor.

 

Bunların yanı sıra performans kimyasallarıyla alakalı uluslararası bir patent başvurumuzun da bulunduğunu eklemek isterim.

 

Üretim yapan bir firma olarak, çevre politikalarınız ve sürdürülebilirlik projeleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Ak-Kim için, sürdürülebilirlik konusu büyük önem taşımaktadır. Bu alanda Ak-Kim Kimya olarak kimya sektörü içerisinde öncü konumda olduğumuzu söyleyebiliriz. Özellikle çevresel sürdürülebilirlik konusuna büyük önem veriyor, çevreye duyarlı ve kimyasal tüketimini azaltmaya yönelik yeni ürünler üretmeyi hedefliyoruz.

 

Ak-Kim olarak, üretim süreçlerimizde en güncel teknolojiyi takip ederek, enerji verimliliğini arttırmaya yönelik aralıksız çalışmalar sürdürmekteyiz. Bu çalışmaların sistematik olarak yapılması bizim için çok önemli. Bu sebeple Ak-Kim’in aylık ve yıllık bazda elektrik-buhar-doğalgaz tüketimlerinin izlenmesi ve yorumlanması, enerji verimliliğini arttıracak projelerin geliştirilmesi için, Enerji Yönetim Birimi adı altında ayrı bir birim kurulmuştur ve etkin bir şekilde çalışmalarını yürütmektedir.

 

Şeffaf ve sürdürülebilir bir firma olarak bu alanda birçok çalışmaya imza atan Ak-Kim, 2007 yılında imzaladığı BM Küresel İlkeler Sözleşmesi kapsamında düzenli olarak raporlamalarına devam ediyor. Yedi yıldır Global Compact’e üye olan ve Global Compact yerel ağda da Akkök Holding’i temsilen Yönetim Kurulu üyesi olarak yer alan Ak-Kim, 2014 Kasım ayında uluslararası raporlama standartları GRI (Global Reporting Initative)’ye uygun olarak hazırladığı "Dördüncü İlerleme Raporu” sonucunda A seviyede onay almaya hak kazandı.

 

Bu raporumuzla aynı zamanda dünyanın en itibarlı halkla ilişkiler platformlarından Amerikan İletişim Profesyonelleri Ligi (League of American Communications Professionals – LACP) tarafından her yıl düzenlenen 2013-14 yılı Uluslararası İletişim Ödülleri (2013-14 Vision Awards/Annual Report

Competition) değerlendirmesi sonucunda ödül almaya hak kazandık. Ak-Kim Kimya 2013 Sürdürülebilirlik Raporu, dünyanın en iyi üçüncü sürdürülebilirlik raporu seçilerek, Gümüş Ödül’e layık görüldü.

 

"İş Sağlığı ve Güvenliği” ile ilgili firmanızın çalışma prensipleri nelerdir?

Toplumun çevre anlayışını geliştirmeye yönelik çalışmalar yapan, çevre konusunda yapılan çalışmaları, kamuoyunun incelemesine açık tutarak paylaşımını da sağlayan Ak-Kim’de, çevre ve iş sağlığı ve güvenliği faaliyetleri SEÇ Bölüm Yöneticiliği çatısı altında, Çevre Uzmanlığı ve İş Güvenliği Birimleri tarafından yürütülmektedir. Çevresel faaliyetler ile iş sağlığı ve güvenliği faaliyetlerinin yürütülmesinde tüm Ak-Kim çalışanları eğitimli ve yetkindir, sorumluluk alır ve iyileştirme çalışmalarına aktif olarak katılır. Çevre ve iş sağlığı güvenliği süreçlerinin iyileştirme çalışmaları öncelikli olarak ele alınır, kök neden analizi yapılır ve sonuçlandırılır. Çevre ve iş sağlığı güvenliği süreçlerini iyileştirmek üzere çok sayıda komite kurulmuştur. Bunların bazıları Öneri, Emisyon, Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi (Seveso), Enerji Yönetimi, Koku Grubu, İş Sağlığı ve Güvenliği Komiteleri ve Akkök Yalova şirketleri koordinasyonundaki Akçevre Kurulu olarak sayılabilir. Hedef ve projeleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz? Ak-Kim olarak; 2023 yılında minimum 1 milyar dolar ciro büyüklüğünde, global bir Kimya şirketi olma hedefimiz var. İnorganik büyüme ve yeni yatırımlarla büyümemizi sürdür- meyi planlıyoruz. Türkiye’de cari açığı azaltacak yeni ürünlerin üretimine odaklanıyoruz. Bununla beraber yeni alanlara da gireceğiz. Şu an ev-kişisel bakım sektörü ile gıda, ilaç ve yem sektörleri bizim için öncelikli sektörler arasında yer alıyor.


Kimya sektörünü dünden bugüne değerlendirebilir misiniz?

Türkiye Kimya Sektörü uzun yıllar petrokimyaya dayalı bir sektör olarak devam etmiş ve diğer lokomotif sektörlere göre maalesef geride kalmış. Ak-Kim’in ve global birkaç firmanın da pazara girmesiyle; özellikle inşaat, otomotiv ve gıda sektörlerinin ihtiyaçlarına yönelik ara kimyasallar üretilmeye başlanmış. Türkiye, hammadde kaynaklarına olan uzaklığı ve kısıtlı kaynağından ötürü kimya sektöründe maalesef sınırlı bir hareket alanına sahiptir. Bu nedenle sektör inovatif, çevreci ve biyo bazlı ürünlere yönelmeli. Diğer yandan da son kullanıcıya hitap eden performans kimyasalları üretilmeli. Biz de stratejimizi bu yönde çiziyoruz.

 

Sektöre iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Kimya sektörü için en önemli mesele; Türk firmalarının global ortamda rekabetçi olabilmelerinin sağlanması. Bunun için de öncelikle yatırım ortamının iyileştirilmesi gerekiyor. Bugüne kadar kimya alanında faaliyet gösteren uluslararası büyük şirketlerden ne yazık ki birkaçı hariç ülkemize

büyük yatırım yapmayı tercih eden olmadı. Bu karara etki eden etmenlerin başında öncelikle enerji politikaları ve istikrarlı ekonomik ortamın yaratılmaması geliyor. Kimya endüstrisinin en önemli temel girdilerinden ikisi petrol ve doğalgazdır. Maalesef ülkemiz bu iki ana hammadde kaynağına uzak konumda. Bu nedenle, bu alanda gerekli politikaların sürdürülebilir olması ülkemiz kimya sektörü açısından önem taşımaktadır. Buna ek olarak; teşvik politikalarının uygulama açısından uzun vadede sonuç veriyor olması, bunların başka enstrümanlar ile desteklenmesini gerektirmektedir. Bu yöntemlerden bir tanesi de gerçekçi kur politikası izlenmesidir. Ayrıca sanayi bölgelerinin belirlenmesi

ve alt yapılarının tamamlanarak, hizmete açılması da öngörülen hedeflere ulaşmada yardımcı olacaktır.