Ak-Kim Kimya'da Satış – Pazarlama Direktörü Ahmet Serdar Yeğin ile Röportaj

Ak-Kim Kimya'da Satış – Pazarlama Direktörü Ahmet Serdar Yeğin ile Röportaj


Ak-Kim Kimya’da Satış – Pazarlama Direktörü olarak görevini sürdürmekte olan Ahmet Serdar Yeğin, firmanın özellikle Ar-Ge alanında yaptığı çalışmalar ve Türkiye ekonomisinde yarattığı önemli katma değer hakkında bilgi verdi.


özgeçmişinizden bahsedebilir misiniz?

1980 yılında, o zamanki adı İstanbul Devlet Mühen­dislik ve Mimarlık Akademisi, şimdiki adı Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Kimya Mühendisliği bölümünü bitirdim. Ardından, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde İşlet­me İhtisas programını tamamladım. 4 yıl kimya sektörü­nün farklı alanlarında görev aldıktan sonra Ak-Kim’de çe­şitli kademelerde çalıştım. Hali hazırda Ak-Kim’de satış- pa­zarlama direktörü olarak görevimi sürdürmekteyim.


Okuyucularımıza firmanızın kuruluşundan bugüne geli­şim sürecinden bahsedebilir misiniz?

Ak-Kim Kimya, 1977 yılında Türkiye’nin en köklü özel sek­tör kuruluşlarından Akkök Şirketler Grubu’nun iştiraki ola­rak kurulmuştur. 37 yıldır yüksek teknolojiye sahip çağdaş tesislerimizde üretim yapmaktayız ve birçok temel kimya­salda pazar lideri konumunda faaliyet göstermekteyiz. Ara­larında sodyummetabisülfit, amonyum persülfat, potas­yum persülfat, dimetilasetamid, dimetilformamid, hidro­jen peroksit, sodyum perkarbonat gibi ileri teknoloji gerek­tiren ve yerli sanayi açısından büyük önem arz eden kim­yasal maddeleri de tamamen kendi mühendislik ekibimizin kurduğu tesislerde, kendi teknolojimizle Türkiye’de ilk kez Ak-Kim Kimya olarak biz ürettik. Yıllık 600 bin tonluk üre­tim kapasitesine sahip fabrikalarımızda 500’ü aşkın farklı kimyasal maddenin üretimini yapıyoruz.


Ürünleriniz, hedef kitleniz ve hizmet verdiğiniz sektörler hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?

Sahip olduğumuz geniş ürün yelpazesiyle bütün sanayi gruplarına hitap ediyoruz. Uluslararası pazarın kalite ona­yını almış inorganik, organik kimyasallar ve tekstil yardım­cı maddeleri ile kâğıt, su, çimento öğütme, beton katkı ve yapı kimyasalları üreterek, tekstil, ev bakımı, kimya ve su arıtma gibi birçok farklı sektöre "entegre kimyasal çözüm­ler” sunuyoruz.


Üretim kapasiteniz hakkında bize neler söyleyebilirsiniz?

Yalova ve Çerkezköy’de yaklaşık 300 bin m2’lik bir alana kurulu, yüksek teknolojiye sahip 3 fabrika ve 20’ye yakın üretim tesisimiz bulunuyor. Yıllık 600 bin tonluk üretim ka­pasitesine sahibiz. Ayrıca geçtiğimiz yıl Avrupa’nın 2. bü­yük su kimyasalları ve koagülant üreticisi olan Feralco ile eşit hisseli ortaklığa imza atarak AKFERAL şirketini kurduk. Sektörün gelişimine büyük katkı sağlayacak AKFERAL ürün­lerini Yalova’da bulunan Ak-Kim tesislerinde üretiyoruz.


Yurt içi ve yurt dışı satış faaliyetlerinizden bahsedebilir misiniz? Yurt içinde ve yurt dışında ağırlıklı olarak hangi bölgelere hizmet veriyorsunuz?

Türkiye’de ağırlıklı olarak hizmet verdiğimiz bölgeler Trak­ya, Marmara ve Ege’dir. Türkiye’nin yanı sıra 5 kıtada, yaklaşık 55 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Satışlarımı­zın % 60’ını Avrupa Birliği ülkelerine yapıyoruz. Geri ka­lan kısmını ise Mısır, Tunus, İsrail, Azerbaycan, İran, ABD, Kanada ve Güney Kore gibi ülkelere yapıyoruz. Özellik­le Sodyummetabisülfit’te Avrupa’nın en iyi markalarından biri olduğumuzu söyleyebilirim. Sodyummetabisülfit’in kullanıldığı pazarlarda liderliği zorluyoruz. Persülfatlar’da da Avrupa’da iyi bir konumda bulunuyoruz. 2013 yılında toplam 28 milyon USD’lık yurt dışı kimyasal satışı gerçek­leştirdik.

Bildiğiniz gibi Turkchem’in bu ayki dosya konuları içeri­sinde "Tekstil Kimyasalları” bulunuyor. Bu sektörle ilgili ürünleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Tekstil Kimyasalları konusunda 25 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren ve köklü bir geçmişe sahip olan Ak-Kim son yıl­lardaki yeniden yapılanma çalışmaları çerçevesinde daha geniş yelpazede bir müşteri portföyüne ulaşmış ve hizmet vermeye başlamıştır. Bu süreçte Ak-Kim olarak pazar pa­yımızı artırırken müşterilerimizde yarattığımız güvenilir çözüm ortağı imajımızdan pozitif anlamda faydalandık. Ürün gamımıza bakacak olursak; harman ve bobin yağla­rı, ön terbiye maddeleri, boya ve baskı yardımcıları, yıkama maddeleri, yumuşatıcılar ve apre maddeleri gibi çok çeşitli ürünlerimiz olduğunu söyleyebilirim.

Tekstil Kimyasallarına yönelik Ar-Ge faaliyetlerinizden bahsedebilir misiniz? Ar-Ge çalışmalarınıza istinaden son zamanlarda gerçekleştirdiğiniz projeleriniz nelerdir?

Az önce de bahsettiğim gibi, tekstil kimyasalları alanında 25 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren, köklü geçmişe sa­hip bir firmayız. Bugüne kadar Türk tekstiline katkı sağla­dığına inandığımız birçok çalışmamız oldu. Örneğin, sek­tör 1985’te Ak-Kim’in yaptığı çalışma ile ilk kez ağzı mü­hürlü çanta bidon asetik asitle tanışmış ve birçok sıkıntı­ya sebep olabilen asetik asitte standartlara uygun, kaliteli ürüne ulaşabilme şansına sahip olmuştur. En önemli tekstil yardımcılarından biri olan Peroksit ülkemizde ithalata ba­ğımlıydı. Peroksit, Türkiye’de ilk kez, 1998 yılında, Ak-Kim tarafından üretilerek önemli bir ithal ikamesi sağlanmıştır. Ak-Kim 1980’li yıllarda da sodyummetabisülfit’i Türkiye’de üretmeye başlayarak, hem iç, hem de dış pazarlara sun­muş; sodyummetabisülfit konusunda hem kalite, hem üre­tim miktarları açısından Avrupa’da önemli bir tedarikçi ha­line gelmiştir. Tekstil sektörüne standartlara uygun asetik asit, peroksit, metabisülfit gibi ilkleri sunmuş olan Ak-Kim olarak hala müşterilerimizin talepleri doğrultusunda çalış­maya ve üretmeye devam ediyoruz.


 

 

Bu doğrultuda geliştirdiğimiz ve bu yılbaşında lansmanı­nı gerçekleştirdiğimiz tekstil sektörüne yönelik bir enteg­re çözümümüz de No Fear. Ak-Kim Kimya, mühendislik, kimya ve tekstil proses bilgilerini kullanarak 2 yıllık bir ça­lışmanın sonunda ağartma işleminde kumaşın delinmesini önlemeye yönelik "No Fear” sistemini geliştirdi. Bu sistem, üç disiplini bir arada kullanarak geliştirilen Türkiye’deki ilk entegre çözüm örneğidir. No Fear Sistemi sayesinde artık ağartma işleminde kumaş delinmelerinin önüne geçmek mümkün olacak. Bunun yanı sıra; müşteri talepleri, su ve enerji tasarrufuna yönelik ürünler ve prosesler üzerine de yoğunlaşmaktayız. Ak-Kim tekstil bölümü de Ar-Ge faali­yetlerini bu doğrultuda şekillendirirken, aynı zamanda fark yaratacak özel efektler ve ürünler üzerinde çalışmaktadır.


Türkiye’deki tekstil sektörü hakkında neler söyleyebilirsi­niz? Türkiye hangi konumda yer almaktadır?

Dünyada önemli tekstil konfeksiyon ihracatçılarından biri olan Türk Tekstil Endüstrisi, tekstil kimyasalları konusun­da da önemli pazarlardan birisidir. Türkiye Avrupa’nın en büyük tekstil üreticisi, ikinci büyük hazır giyim tedarikçi­si, üçüncü büyük tekstil ihracatçısı ve dünyanın altıncı en büyük hazır giyim ihracatçısı konumundadır. Ülkemiz bu konumunu sürdürdüğü müddetçe gerek Türkiye pazarın­da, gerekse çevre ülkelerde tekstil kimyasalları açısından önemli bir potansiyel içermeye devam edecektir.


Firmanızın Kişisel Bakım Kimyasallarına yönelik ürün grupları ve özellikleri hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Hali hazırda kişisel ve ev bakım sektöründeki firmalara temiz­lik kimyasalları tedarik ettiğimizden, bu firmalarla belli bir iliş­kimiz var. Hem bu ilişkimizi kullanarak ürün paletimizi geniş­letmek, hem de mevcut ürünlerimiz arasındaki entegrasyonu geliştirerek, gelecekte büyümesi muhtemel kişisel bakım paza­rında da var olmak için çalışıyoruz. Bu yıl likit sabun, deterjan ve şampuanlarda kullanılan girdilerden olan betain’i üretme­ye başladık. Aynı ürünlerde ve kıvamlaştırılmış çamaşır suyun­da kullanılan amin oksit de ürün paletimizde mevcuttur. Bu ürünün müşterilerimizin beklentisi doğrultusunda modifikas­yonunu yapıyoruz. Bir diğer amacımız da ev tipi yumuşatıcıla­rında kullanılan esterquat’ı üretmek.

 



Ar-Ge içerisinde mevcut çalışan profili hakkında bilgi ve­rebilir misiniz? Çalışanlarınıza yönelik teknik eğitim veri­yor musunuz?

Şu an Yalova’da bulunan Ar-Ge merkezimizde 58 kişilik bir ekip çalışmaktadır. Ar-Ge çalışanlarımızın %41’i kadın perso­nelden oluşmaktadır. Ar-Ge çalışanlarının %35’i yüksek lisans ve üstü akademik geçmişe sahiptir. Ak-Kim Ar-Ge merkezi aynı zamanda ilinin tek Ar-Ge merkezi olma ünvanına da sahip­tir. Şirket’in kurumsal gelişiminin ancak tüm çalışanları kapsa­yan teknik eğitim ile sürekli hale geleceğine inanan Ak-Kim’de 2012’de kişi başına düşen eğitim süresi 16,1 adam / saattir. İş sağlığı ve güvenliğine verdiği önemle, tesislerinin konumlan­dığı Yalova çevresindeki sanayi kuruluşlarına örnek teşkil eden Ak-Kim; İş Sağlığı ve Güvenliği Birimi (İSG) koordinasyonunda çalışanlarına sürekli eğitim vermektedir.


Piyasadaki ürünlerinizin uzun vadede varlığını sürdürebil­mesi için ne gibi konulara önem veriyorsunuz?

Bildiğiniz gibi, ürünlerimizin önemli bir bölümünü temel sana­yi kimyasalları oluşturmaktadır. Dolayısı ile bu ürünlerin fark­lı sektörlerdeki gelişmelere ve onların ihtiyaçlarına göre her yıl artan oranlarda talepleri devam etmektedir. Piyasaya verdiği­miz tekstil, kağıt, su, çimento ve beton sektörlerine yönelik spesifik kimyasallarda da ihtiyaçlara göre geliştirdiğimiz ürün­leri, müşterilerimizle olan bilgi alışverişimiz ve onların beklen­tileri doğrultusunda geliştirerek, sadece kimyasal değil meka­nik veya benzer farklı konularda da ihtiyaçlarına göre çözüm üreterek, sürdürülebilir ilişkiyi sağlıyoruz.


Kalite politikanız ve vizyonunuz hakkında neler söyleye­bilirsiniz?

Müşterilerimize entegre kimyasal çözümler sunan, know-how geliştiren, mutlu paydaş ve çalışanlara sahip, bölgesel bir kim­ya ve mühendislik firması olmak vizyonuyla tüm çalışmaları­mızı gerçekleştiriyoruz. Toplam Kalite Yönetimi’ni etkin olarak sürekli gelişme ve iyileştirme içinde, bir yaşam tarzı olarak be­nimser ve tüm süreçlerimizi buna uygun olarak yürütürüz.


Müşteri memnuniyetini sağlamak ve beklentilerini karşı­lamak adına ne tür hizmetleriniz var? Müşterilerinize satış sonrası destek hizmeti sunuyor musunuz?

Ak-Kim Kimya olarak geliştirdiğimiz tüm ürünlerin piyasa ko­şullarında rekabetçi olması, müşterilerimize katma değer ya­ratarak teknik problemlerini çözmesi ve çevre dostu olması­na dikkat ediyoruz. Müşterimizin ihtiyaçlarını doğru belirleye­rek, dünya standartlarına göre ürettiğimiz kimyasalları, termin programlarına uygun, düzenli ve rekabetçi fiyatlar ile teda­rik edebiliyoruz. Bunu sağlarken en büyük avantajımız ürün­lerimiz arasında mevcut olan entegrasyondur. Kurum ola­rak, müşteri memnuniyetini önemsiyor, bu anlamda düzen­li olarak gerçekleştirdiğimiz müşteri memnuniyeti anketleriy­le müşterilerimizin beğenilerini ölçümlüyoruz. Kurumsal İmaj, Ürünler ve Üretim, Fiyat ve Ödeme Koşulları, Lojistik Hizmet Kalitesi, Teknik Destek Kalitesi ve Yeterliliği, Satış ve Pazarlama Hizmetinin Kalitesi gibi konularda müşterilerden aldığımız geri dönüşler ışığında Ak-Kim olarak yüksek performans gösterdi­ğimiz alanlarda kalitemizi sürdürmeye çalışıyor, gelişmeye açık alanlarda ise iyileştirme çalışmaları yapıyoruz.


Çevreyi korumak ve iş güvenliği hassasiyetleri adına ne gibi faaliyetlerde bulunuyorsunuz?

Ak-Kim 2007 yılında imzaladığı Birleşmiş Milletler Küresel İlke­ler Sözleşmesi kapsamında her yıl çevre, iş sağlığı, insan hak­ları gibi konularda belirlenen ilkelere uygun çalışma anlayışı­nı benimsediğini raporlamaktadır ve bu alanlardaki çalışma­ları da uluslararası standartlara göre ölçümlenmektedir. Sür­dürülebilir kalkınma anlayışını hem birey, hem de kurum ola­rak, yarınlara yaşanılası bir dünya bırakmak açısından olduk­ça önemseyen Ak-Kim; şeffaf ve sürdürülebilir bir firma olarak bu standartlardaki performansını artırmaya yönelik çalışmala­rına devam etmektedir.

 

Bu yıl, BM Küresel İlkeler Sözleşmesi kapsamında, uluslararası raporlama standartları GRI (Global Reporting Initative)’ye uy­gun olarak hazırladığımız Üçüncü İlerleme Raporu sonucun­da C seviye onay almaya hak kazandık. Böylece, çevre, iş gü­venliği, çalışma standartları, yolsuzluk gibi konularda evrensel standartları yakaladığımızı da kanıtladık.


Kimya sektörünün her alanında faaliyette bulunan bir fir­ma olarak tekstil sektörüne yönelik geçmiş ile bugününü karşılaştırarak nasıl bir değerlendirme yapabilirsiniz?

Tekstil sektörü ülkemizin geleneksel sanayi kollarından olup; sanayi ve ihracatta başarı öyküsünün mihenk taşlarından biri­sidir. Türkiye tekstil ve hazır giyim sektörü bir bütün olarak bu­gün en fazla dış ticaret fazlası veren birinci sektördür. Buna ek olarak oluşturduğu istihdam ile işsizliğin azalmasına ve top­lumun refahına çok ciddi düzeyde katkıları mevcuttur. Türk Tekstil Sektörü, ürün kalitesi, moda ve trendleri belirleme gü­cüne sahip tasarımları ve yüksek teknolojisi itibariyle dünyada çok özel bir yere sahiptir. Gayri Safi Yurtiçi Hasıla içindeki payı ve yerli girdi kullanımı gibi parametrelerde ülkemizde ilk sıra­da olan sektör; küresel pazarlarda da var oluşumuzun temeli­ni oluşturmaktır. Türk Tekstil sektörü yıllar içinde ciddi gelişim göstermiş, teknolojiyi daha çok kullanır hale gelmiştir.