Aleph Trade Kurucusu ve Gn. Müdürü Sayın Yunus Emre Karahan sorularımızı yanıtladı.

Aleph Trade Kurucusu ve Gn. Müdürü Sayın Yunus Emre Karahan sorularımızı yanıtladı.


Gerçekleştirdiğimiz söyleşide, Aleph Trade firması Kurucusu ve Genel Müdürü Sayın Yunus Emre Karahan sorularımızı yanıtladı. Genç ve dinamik bir ekip olduklarını vurgulayan Karahan, Afrika pazarına önem verdiklerini ve Afro Turco projeleriyle bu pazarda çok olumlu adımlar attıklarını bildirdi.


Okurlarımıza kısaca kendinizden, eğitim durumunuzdan ve profesyonel özgeçmişinizden bahsedebilir misiniz?

Türkiye’de işletme bölümünü bitirdikten sonra Amerika’da bulunan Brandeis Üniversitesin’de MBA eğitimimi tamamladım. Şu anda ise Uluslararası Dış Ticaret doktora öğrencisiyim.

 

Petrole olan ilgim aileme ait olan akaryakıt istasyonunda başlamıştı. Yurt dışı dönüşümde, SOCAR Türkiye ve Petkim’de uluslararası ticari petrokimyasalların satın alınması ve satışlarında sorumlu olmak üzere işe başladım. Benim için çok verimli bir okul oldu. Polimerler, sıvılar ve gazlar olmak üzere birçok çeşitli petrokimyasalları tanıma fırsatım oldu. 2013 yılında bu verimli okuldan ayrılıp, Aleph Trade firmasını kurdum.


Yurt içinde ve yurt dışında hangi sektörlere ne tür ürünlerle ulaşıyorsunuz? Afrika pazarına yönelik önemli çalışmalarınız var, Afro Turco projesi kapsamında yürüttüğünüz faaliyetler nelerdir?

Yurt içinde boya, deterjan, mdf, plastik, çuval, madeni yağ, cam, gıda ve kablo gibi çeşitli sektörlere hitaben polimerler, solventler ve katıklar satış ve tedariğini yapıyoruz. Stoklarımızda düzenli olarak Butyl Acetate, Hexane, IPA, Methanol, 2-EH, Baz yağı, katıklar vb. mevcuttur.

 

Yurt dışına ise Hindistan, Azerbaycan ve Yunanistan olmak üzere transit ticaret ve ihracatlarımız mevcuttur. Afro Turco projemizi çok önemsiyoruz. Her platformda da dile getiriyoruz. Biz dillendirdikçe yanımızda kendi ürünlerini Afrika pazarına ulaştırmak isteyen sanayicileri görüyoruz. Haliyle bizi çok memnun ediyor ve doğru yolda olduğumuzun göstergesi olarak daha çok çalışmaya zorluyor. Malum, Afrika kendine has dinamikleri olan bir kıta… Kültür farkı iş adamlarını yatırım yaparken zorlayabiliyor.

 

Şu anda görüştüğümüz birçok firma hangi ülkeye, hangi ürünü, kaç para fiyatla satması gerektiği analizi yapmış olmasına rağmen güvenli tedarik kanalı oluşturamadığı için aksiyon alamamış. Afrika halkı dokunduğu ürünü satın almak istiyor. Biz, Afro Turco ile Türkiye sanayisinin ürettiği ürünleri Afrika pazarında dokunulabilir hale getirmek için depo stok satış ağı kurduk. Hali hazırda, Tanzanya’dayız. Önümüzdeki 3 yıl içerisinde Kongo, Kenya, Benin, Nijer ve Fildişi Sahillerinde de olmayı hedefliyoruz. Gün itibariyle her bir ürün çeşidini, bir üretici ile temsil edip; Tanzanya pazarına tanıtıyoruz ve bu konuda çok seçici davranıyoruz. Madeni yağ, bebek/kadın/yaşlı bezi, deterjan ve boya kimyasalları şuan hali hazırda pazara sunduğumuz ürünler.

 

Kozmetik, kişisel bakım ve evsel bakım sektörleri ile ilgili ürünleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Deterjan üreticilerine LAB ve LABSA; Kozmetik sektörüne ise gıdaya uygun wax tedariğimiz mevcut.

 

İnovasyon ve Ar-Ge alanlarında Aleph Trade firması olarak ne tür çalışmalar yapıyorsunuz? Ürün geliştirme ve bu kapsamda geliştirdiğiniz inovatif ürünler hakkında bilgi verebilir misiniz?

Genç ve dinamik bir ekibiz. Bizim yeniliğimiz; Türk sanayisine uzun yıllardır hammadde tedariği yapan duayenlerin yanında farklı bir renk sergiliyor diye düşünüyorum. Açıkcası işimiz zor oluyor. Zira, hali hazırda rekabet ettiğimiz hammadde tedarikçileri ya distribütörlük yoluyla ya da özel satış hakları ile yeni oyunculara çok fazla imkan sunmuyor. Dolayısıyla rekabet şartları daha az olan ürünleri ya da yeni üretime geçen üreticilere ulaşmak adına sistematik çalışmalar yapıyoruz. Bu yıl yaklaşık 55 tane farklı petrokimyasal/kimyasal ürün geliştirmesi yaptık ve 12 tanesinin ticaretini yapmaya başladık. Özellikle; Amerikan firması NIS ile Nano teknolojik Tungsten disülfitli gibi katıklar ile portföyümüzü genişlettik.

 

Ülkemizde kimya sektöründe kullanılan hammaddeler anlamında ne tür sıkıntılar yaşanıyor? Sorunlar sizce nasıl çözülebilir?

Her güzelin bir kusuru oluyor maalesef. Ülkemiz gerek üretkenlik, gerek yetişmiş insan gücü gerekse çalışma azmi gibi disiplin ve genetiğe fazlasıyla sahip. Bu bizim iç dinamiklerimiz ve bunun sınırını ancak özgür irademiz sınırlandırabiliyor. Ama ne yazık ki; hammaddedeki dışa bağımlılığımız hedeflere ulaşmamızı çok zorluyor. Sanayicimizin rekabet gücü azalıyor; kar marjları daralıyor.

 

Böyle bir kurum var mı bilemiyorum, varsa ortak akılı zikretmiş olayım, okuyucular mazur görsünler lütfen. Sanayici, üniversite ve devlet olarak hareket etmemiz gerekiyor. Dışarıya bağımlı olduğumuz döviz riski ile beraber nispeten yüksek fiyatlara tedarik yaptığımız (transit zaman süresinde finansman bağlayarak üzerimize kambur aldığımız) hammaddeleri kendi bünyemizde üretmek veya hali hazırdaki uluslararası üreticileri Türkiyemizde üretime teşvik etmek adına çalıştaylar kurmalıyız.

 

Ülkemizde kimya alanında yapılan Ar-Ge çalışmaları sizce yeterli düzeyde mi? Geliştirilmesi için neler yapılabilir, yorum ve önerilerinizi öğrenebilir miyiz?

Ar-Ge, bir ülkeyi şahlandıracak en önemli mekanizma… Çok uzun soluklu, çok sabırlı, çok araştırmacı olacak bilim adamlarının aşklarını destekleyecek; çok teşvik edici, çok destekleyici çok büyük finansmanlara ihtiyaç var.

 

Bu konu sadece iş adamlarına bırakılmamalı; üniversiteler, devlet, kurumları ve sanayiciler ortak bir menfaatler zinciri kurmak zorundayız. Hepimiz için ne var tartışmaları yapıp; en erken şekilde Ar-Ge mekanizmalarını sorumluluk zincirleriyle hayata geçirmeliyiz. Maalesef yeterli değiliz ve geç kalıyoruz. Kim bilir belki de zamanı yeni gelecektir.


Özellikle kimyasal hammadde sektörü çerçevesinde, 2016 yılını değerlendirebilir misiniz? 2017 yılı için tahminleriniz nelerdir, nasıl bir yıl bekliyor bizleri? Önümüzdeki dönemler için yeni yatırım ve proje planlarınız hakkında bilgi verir misiniz?

2016 yılını rafineriler, hamadde ticareti yapanlar ve sanayiciler gözüyle incelediğimizde; sanayicilerin ve rafinelerin; hammadde ticareti yapanlara nispeten, ellerinin daha güçlü olduğunu söyleyebilirim. Sanayiciler, ham maddede aldıkları indirim oranını son mamul fiyatlarına nispeten daha az yansıtarak daha fazla kar marjı yakaladılar diye düşünüyorum. Maalesef, ham madde ticareti yapanlar için aynı piyasası kuralları geçerli oldu.


2017 yılında, sanayicilerin uzun dönemli stok yapacaklarını sanmıyorum. Hazır mala yöneleceklerdir. Ham madde ticareti yapan firmalar da aynı şekilde stokta mal tutup tutmamak konusunda kararsız kalacaklardır diye düşünüyorum. Diğer rakiplerimizin kararlarına saygı duymakla beraber biz Aleph Trade olarak stoklarımızda hazır ürün bulundurma prensibimize devam etmeyi planladık.

 

Esasında alışverişe imkan sağlayan unsur alıcı ve satıcının dış dünya şartları ne olursa olsun ortak noktada buluşup hareket etmesidir. Ticaret her yönüyle risktir ve her ne kadar dünya genelinde bir kriz ortamı olmuş olsa da bizler yarınlarımıza güveniyoruz. Aleph Trade olarak gerek Afro Turco projemizle, gerekse yeni tedarik etmeyi düşündüğümüz ürünlerimizle Türkiye sanayicilerimizin hizmetinde bulunmaya devam edeceğiz. Bize kendimizi anlatma fırsatı verdiğiniz için teşekkür ediyorum. Sizlerin sayesinde hep beraber daha güzel bir yıl geçirme umuduyla bütün meslektaşlarıma ve sanayicilerimize hürmetlerimi sunuyorum. Daha güzel ve bereketli bir yıl geçirmeleri dilekleriyle işlerinde başarılar diliyorum.