İş Sağlığı ve Güvenliği Öğretim ve Eğitim İle Başlar

İş Sağlığı ve Güvenliği Öğretim ve Eğitim İle Başlar


Yrd. Doç. Dr. / Assist. Prof. Dr. Fazlı Akyüz - hazİstanbul Üniversitesi / Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu / Tekstil, Giyim, Ayakkabı ve Deri Teknolojisi Bölümü / Deri Teknolojisi Programı


Öğretim ve eğitim güvenli ve sağlıklı çalışma ortamlarının hayati öneme sahip bileşenlerindendir. Bunlar bilgi ister. Bilgi, iş yaralanmaları ve mesleki hastalıkların tedavisi kadar önleme için de gereklidir. Ayrıca, etkin politikaların yaratılması ve bunların yerine getirilmesini sağlamak için de gereklidir. Öğrenim "bilgi birikimi veya bir öğrenme süreci ile elde edilmiş ya da geliştirilmiş beceri” olarak tanımlanmaktadır. Eğitim "işyerinde bir görevi ya da işi uygun şekilde yerine getirmek için çalışanlarca gereksinim duyulan bilgi birikimi, beceri ve davranış edinimi ve geliştirilmesi” olarak tanımlanmaktadır.

 

Öğretim ve eğitim bireylere mesleklerini ya da işlerini başarıyla gerçekleştirmeleri ve çalışma ortamına uyum sağlamaları için gereken temel kuramsal ve uygulama bilgisini sağlar. Eğitim ve öğretimin yaratıcı araçları işçilerin bilgi birikimini ve hazırlıklı oluşlarını arttırır. İş Sağlığı ve Güvenliği’nin (İSG) öneminden dolayı, her düzeyde zanaat ve mesleki öğretim ve eğitimde, yüksek teknik, tıbbi ve profesyonel eğitim dâhil, bu konuları dikkate alan önlemler alınmalıdır. İSG eğitimi tüm çalışanların gereksinimlerini karşılamalı ve ulusal koşullara ve uygulamaya uygun olan bir şekilde teşvik edilmelidir.

 

Temel düşünce tüm mesleki eğitimlere öğrencilerin gereksinimleri ile ilgili İSG ilkelerini dâhil etmektir. Özellikle, çocuk ve genç insanların eğitimlerine iş sağlığı ve güvenliğini kaynaştırmak işyerinde güvenlik kültürlerinin geliştirilmesi ve iyileştirilmesinde önemli bir role sahiptir. Bununla birlikte, İSG konuları eğitilecek olan insanların gelecekteki görev ve sorumlulukları ile aynı düzeyde mesleki eğitim programları ve öğrenim materyalleri ile kaynaştırılmalıdır. Genel olarak, bireyler sonradan kazanılmış alışkanlıklarını değiştirme veya kökleşmiş davranış ve tepkilerini bırakma konusunda büyük zorluklar yaşarlar. Bu yüzden, eğitim veya çıraklık başlangıç şamasında güvenli çalışma yöntemlerini ve davranışları sürekli tekrar ederek yerleştirmeli, böylece tüm çalışma hayatları boyunca bunları izlemeleri sağlanmalıdır.

 

Mesleki eğitim, ister bir işletmede ister okulda olsun, sıklıkla bireylerin mesleklerinin tehlikeli yönleri ile baş etme konusuna yeterince hazırlanamamalarına neden olmaktadır. Eksik ya da kötü bir şekilde korunmuş makine ve aletler ile çalışmanın öğretildiği yerlerde yetiştirilen bireyler için daha sonra güvenliğe daha çok ilgi gösterilmesi şaşırtıcı olacaktır. Eğer eğitim bittiğinde, bu bireyler iyi bir kişisel sağlık bilgisinin (hijyen) öneminden habersiz iseler, işyerinde bunu uygulamaları muhtemelen çok zor olacaktır. Eğer insanlara hayatlarını nasıl kazanacakları öğretiliyorsa, o zaman yaşamlarını nasıl koruyacakları da öğretilmelidir.

 

Buradan hareketle, bir işletmedeki çalışanlara ve bunların temsilcilerine iş sağlığı ve güvenliği konusunda uygun bir eğitim verme gereksinimi İSG’nin temel bir unsuru olarak vurgulanmalı ve yasal belgelerde açıkça belirtilmelidir. İşçiler görevlerinin teknik düzeyine ve sorumluluklarının doğasına uygun bir eğitimle desteklenmelidirler. İşverenler aynı zamanda işçilerinin güvenini nasıl kazanacaklarını ve onları işe nasıl özendireceklerini de öğrenmek zorundadırlar; bu görüş eğitimin teknik içeriği kadar önem arz etmektedir. İş denetçileri, İSG uzmanları ile çalışma koşullarını ve ortamını iyileştirme ile doğrudan ilgili olan diğerlerini eğitme gereksinimi üzerinde çok fazla durulmaz ve bu nedenle bu konu yasal düzenlemelerde belirtilmelidir. Eğitim, sık sık yeni ya da ileri teknolojinin girişi ile söz konusu olan iş süreçlerindeki artan karmaşıklığı ve tehlikeleri tanımlamak ve belirlemek için daha etkin kontrol yöntemlerine duyulan gereksinimi işçileri bunlardan koruyacak eylem şekline kadar dikkate almalıdır.

 

İşveren ve işçi organizasyonları çalışma ortamındaki potansiyel iş risklerini önleme ve hava kirliliği, gürültü ve titreşimden dolayı olanlar gibi mevcut tehlikelere karşı koruma açısından eğitim ve bilgilendirme programlarını gerçekleştirmek için olumlu eylemler takınmalıdırlar. Yerel otoriteler eğitimi teşvik etmek gerektiğinde kaynakları ve uzman personeli sağlamak suretiyle bir katalizör rol oynama sorumluluğuna sahiptirler.

 

En iyi koşullar altında bile başlangıç eğitimi önceden tahmin edilebilen ya da edilemeyen tüm durumları kapsayamaz. Sonuç olarak iş sağlığı ve güvenliği eğitimi uzun dönemli görevdir ve asla sona ermez.