Kimya Sektöründe Solunum Koruyucu Seçimi

Kimya Sektöründe Solunum Koruyucu Seçimi

Mirey Bonfil / 3M Kişisel Koruyucu Donanım Teknik Koordinatörü

Tozla mücadele yönetmeliği ve kimyasal maddelerle çalışmalarda sağlık ve güvenlik önlemleri hakkında yayınlanmış olan yönetmelikte de öncelik her zaman için tehlikeli maddenin nasıl yok edilebileceği veya nasıl daha az tehlikeli bir madde ile değiştirebileceğinindir. Ancak hiçbir koşulda, insan sağlığını yeteri kadar korumak mümkün olmadığında, en son çare olarak kişisel koruyucu donanımlara başvurulur. Her ne kadar son çare olarak kişisel koruyucu donanımlara başvurulsa da, yanlış seçimler aslında hiçbir kişisel koruyucu donanım kullanılmamasıyla eşdeğer olabilen durumlar haline gelebilir.

 

Çalışılan bir ortamda, özellikle kimya sektörü gibi tehlikeli kimyasalların çok yoğun olarak kullanıldığı bir çalışma ortamından bahsediyorsak, öncelikli olarak iş güvenliği departmanı tarafından risk analizlerinin çok iyi bir şekilde yapılmış olunduğundan emin olmalıyız. Çalışılan ortamda kullanılan kimyasalların malzeme bilgi güvenlik formlarını (MBGF veya MSDS) da tamamlamak gerekmektedir. Ardından ortamda bulunan tehlikelere göre ortam ve kişisel maruziyet ölçümleri yerine getirilmelidir. Burada özellikle ölçümü yapacak olan firma ile bu MSDSlerin paylaşılması ve ortamda oluşabilecek kimyasallara göre ölçümlerin gerçekleştirilmesi gerektiğinin altını çizmek gerekir. Gerçekleştirilen toz ölçümleri ve kimyasal gaz/buhar ölçümleri ardından yine iş güvenliği ekibinin liderliğinde hangi kişisel koruyucu donanım kullanılması gerektiğine karar verilmelidir.

 

Bu yazımda özellikle kimya sektöründe öncelikli risklerden biri olan solunum koruyucu donanımlardan bahsediyor olacağım. Solunum koruyucu donanım olarak aslında kişisel koruyucu donanımları en genel hattıyla 3 sınıfa ayırabiliriz:

1- Toz/partikül Maskeleri

2- Tekrar Kullanılabilen Maskeler

3- Motor / Hava Beslemeli Maskeler

 

Toz/partikül maskeleri adının da belirttiği gibi havada askıda kalmış partikül tanelerinin solunum yoluyla vücuda girmesini engellemek amaçlı kullanılabilen maske türüdür. Toz maskelerinin standardı EN 149+A1 olup genel ismi "Solunumla ilgili koruyucu cihazlar - Parçacıklara karşı koruma amaçlı filtreli yarım maskeler - Özellikler, deneyler ve işaretleme” olarak geçmektedir. Bu standardın içerisinde özetle, toz/partikül maskeleri için 3 farklı sınıflandırma olduğu ve isimlendirilmesinin FFP1, FFP2 ve FFP3 olarak geçtiğinden bahsedilmektedir. Bu sınıflandırmalara bakıldığında, standardın belirttiği farklı boyutlardaki partikül karışımlarının, belirtilen düzenekte mankene püskürtüldüğü ve nominal koruma faktörlerinin (NPF) FFP1, FFP2 ve FFP3 için sırasıyla %22, %8 ve %2 olması gerektiği belirtilir. Bunu günlük hayatta daha basite indirgemek istersek, tozla mücadele yönetmeliği içerisinde geçen müsade edilen azami konsatrasyon (MAK) değerleri baz alınarak, FFP1 için 4xMAK, FFP2 için 12xMAK ve FFP3 için 50xMAK değerinde bir NPF değeri olduğundan bahsedebiliriz.

 

Toz/partikül maskeleri genellikle tek kullanımlıktır. Ancak bazı durumlarda çoklu kullanım da söz konusu olabilmektedir. Bunu anlamanın en doğru yöntemi, EN 149+A1 standardının da belirttiği gibi maskenin üzerinde var olan "NR” ve "R” işaretlemeleridir. NR işaretlemesi non-reusable yani tek kullanımlığı belirtirken, R işaretlemesi reusable yani çoklu kullanımı göstermektedir. Genellikle yarım yüz ve/veya tam yüz maskelerde kullanılan toz pedleri de çok kullanımlığa uygundur. İster tek kullanım isterse çok kullanım olsun, toz/partikül maskelerinin ömürlerinin bittiği, nefes alıp verme direncinde bir artış söz konusu olduğunda anlaşılmaktadır. Ancak bu durumda tek kullanımlık toz/partikül maskelerinde tek kullanım sonunda nefes alma verme direncinde bir artış olmadıysa, çoklu kullanıma uygun anlamına gelmeyecektir, bu konuya ayrıca dikkat edilmesi gereklidir.

 

Tekrar kullanılabilen maskeler genellikle Türkiye’de gaz maskesi olarak isim almıştır. Ancak baktığımızda yarım yüz maskeler ve tam yüz maskeleri ifade etmektedir. Bunun sebebi ise, ister yarım yüz ister tam yüz maske olsun, filtreler değiştirildiği ve maskenin üzerinde kullanımına engel olabilecek bir hasar olmadığı müddetçe yıkanarak / dezenfekte edilerek tekrar kullanıma olanak sağlamasıdır. Yarım yüz ve/veya tam yüz maskeler ile sadece gaz/buhar filtreleri kullanılmamaktadır. Bazı durumlarda (örneğin çalışanın yüzüne tek kullanımlık maskenin fit etmemesi, çalışanın yarım yüz maskeyi kullanmayı tercih etmesi vb) veya daha üst seviye koruma gerekliliği olduğunda toz/partikül pedleri veya filtreleri ile de tekrar kullanılabilen maskeler kullanılabilmektedir. Tekrar kullanılabilen maskelerde de standartlara uygunluk diğer önemli bir konudur. Yarım yüz maskeler EN 140, tam yüz maskeler EN 136, aktif karbonlu filtreler EN 14387+A1 ve toz pedleri EN 143 standardına sahip olmalıdır. Burada aktif karbonlu filtrelerin doğru seçimi önemlidir. Aşağıdaki tabloda hangi sembolün hangi kimyasal türü için kullanılması gerektiği belirtilmiştir. Seçim yapılırken, tablo dikkate alınmalıdır.

 

Tekrar kullanılabilir maskeler için toz/partikül pedlerinin ömürlerinin doldurulduğu yine nefes alma verme direncinin artması ile anlaşılırken, aktif karbonlu filtrelerin ömürlerinin bittiği ise kimyasalın kokusunun, çalışana gelmesi sonucunda anlaşılır. Buradan da çıkartılabileceği gibi, aktif karbonlu filtreler kokulu kimyasallar için uygundur.

 

İster toz/partikül filtreleri olsun ister tekrar kullanılabilen maskeler olsun, çalışanın maskeyi yüzüne doğru bir şekilde takması ve/veya maskelerin çalışanın yüzüne uyumlu olması şarttır. Bunları da anlamak adına Amerika ve İngiltere gibi ülkelerde yapılması zorunlu olan fit testlerin uygulanarak maskenin çalışana uyumu ve doğru takımının teyit edilmesi gerekmektedir.

 

Diğer bir solunum koruyucu türü ise motorlu veya hava beslemeli solunum koruyuculardır. Motor beslemeli solunum koruyucular aslında tekrar kullanılabilen maske türevleri gibi yüzey alanı çok daha geniş filtrelere sahiptir ve havayı tekrar kullanılabilen maskelerde olduğu gibi insan ciğeri ile değil motor yardımıyla almaktadır. Motor vasıtasıyla çekilen hava, geniş bir filtreden geçerek bir hortum vasıtasıyla baş bölümüne aktarılacaktır. Bu tür sistemlerin geneline motorlu solunum sistemi denmekte ve EN 12941 standardını sağlamalıdır. Hava beslemeli sistemler ise, temiz havayı EN 12021 standardına sahip bir kompresörden alarak, küçük bir regulatör vasıtası ile başa beslemeli ve EN 14594 standardına sahip olmalıdır. Motorlu ve hava beslemeli maskeler ile toz/partikül ve tekrar kullanılabilen maskeler kıyaslanırsa;

 

• Motorlu ve hava beslemeli maskeler pozitif basınç ile çalışmaktadır.

• Toz/partikül maskesi ile tekrar kullanılabilen maskelerde sakal, koruma faktörünü negatif yönde etkilerken, motorlu/hava beslemeli sistemlerde sakalın koruma faktörüne etkisi bulunmamaktadır.

• Kullanıcıların mimikleri, motorlu/hava beslemeli sistemlerde daha net görüldüğü için daha kolay iletişim kurabileceklerdir.

• Genellikle toz/partikül veya tekrar kullanımlık maskeler kullanıldığında gerekli olan baş, göz, yüz koruma kişisel koruyucu donanımları, motorlu/hava beslemeli sistemlerde tek bir entegre sistem ile çözümlenebilmektedir.

• Koruma seviyesi olarak, kombinasyona bağlı değişmekle beraber toz/partikül veya tekrar kullanımlık

maskelerin erişemeyeceği kadar üst seviyede koruma sağlayabilmektedir.

• Özellikle toz/partikül filtrelerinin dolması durumunda veya pilinin azalması durumunda sesli, görsel ve titreşimli uyarı verebilmektedir.

Yukarıda sayıldığı gibi avantajları bulunan motorlu/hava beslemeli sistemler dahi kullanılacak olsa, öncelik işyerinde iş güvenliği ekibi tarafından gerçekleştirilecek risk analizlerinin doğru yapılması ve uygun kişisel koruyucu donanımı uygun yer için gerekli kişisel koruyucu donanımı kullanma eğitimleri verilerek çalışana teslim edilmesi ve iş güvenliği ekibi tarafından denetlenmesidir.