Lekelere Karşı Devrim Yaratan Strateji

Lekelere Karşı Devrim Yaratan Strateji

Gabrielle Moro / Pazarlama Müdürü - CODIF Technologie Naturelle

Romuald Vallée / Bilimsel ve Endüstriyel Direktör - CODIF Technologie Naturelle

Ümit Erdem Işık / İş Geliştirme Müdürü - Kimya Mühendisi - Arerko Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş.

Çevre kirliliği karşıtı eğilim artmaya ve cilt sağlığı global bir endişe olmaya devam ederken, CODIF laboratuvarları çevre kirliliğinin neden olduğu cilt lekelerini 2 hafta içinde tedavi etmesine yardımcı olan benzersiz yapısı ve yapısındaki kıvrımın pigmenter sinaps ile etkileşim içinde olduğu devrim niteliğinde bir molekül keşfetti.

Fransız tüketicilerin dörtte biri, ciltlerini çevre kirliliğinden koruyabilecek sabunlar ya da banyo/duş jelleriyle ilgilendiklerini söylüyorlar. Çin’de, 20-49 yaş arasındaki kişilerin %41’i çevre kirliliğinden endişe duyuyor. Bu durum, ciltlerini koruyan ürünleri tercih eden, belirtilen yaş grubundaki tüketicilerin %52’sinin satın alma davranışını doğrudan etkilemektedir. İngiltere’de, kadınların üçte biri çevreyi, saçlarını etkileyen bir faktör olarak görmektedir. Çevre kirliliği karşıtı iddialar sadece Asya’da değil dünya çapında popülerdir [1].

2015 yılında çevre kirliliği karşıtı iddiasıyla pazarlanan ürünler arasında %3’ü cilt bakımı, %1.2’si makyaj ve %0.9’u saç ürünleri içindir [2]. Lider markalar tarafından yürütülen son çalışmalarda, çevre kirliliğinin özellikle hassas ciltlerde cilt yaşlanmasını nasıl hızlandırdığı gösterilmektedir. Son dönemlerde, hava kirliliği ve cilt lekelerinin oluşumu arasında belirgin bir bağlantı olduğu gözlemlenmiştir.

CODIF, IFSCC 2014’te sunulmuş olan orijinal 3D modeli kullanarak insan cildinde dizel araçların emisyonları (gaz ve küçük parçacıklar) üzerinde 2014 yılında çalışmaya başlamıştı [3]. Bu ilk çalışma, çevre kirliliğine maruz kalma ve inflamatuar tepkinin aktive olması arasında doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulamaktadır. İnflamasyonun, aralarında melanojenez aktivasyonunun da yer aldığı birçok cilt bozukluğuyla ilişkili olduğunun bilinciyle çevre kirliliği ve pigmentasyon lekelerinin oluşumu arasındaki bağlantının hipotezini formüle ettik. Bu, son zamanlardaki iki önemli çalışmayla doğrulanmıştır. Almanya ve Çin’de yaşayan gönüllü iki grup arasında yürütülen birinci çalışmada, [4] Alman gönüllülerden daha çok çevre kirliliğine maruz kalan Çinli gönüllülerin yanaklarındaki lekelerde artış gözlemlenmiştir. İkinci çalışmada ise, trafikten dolayı artan is ve toz partiküllerinin alın ve yanaklarda %20 daha fazla pigmentasyon lekesi oluşturduğuyla ilgili olduğu gözlemlenmiştir [5].

 

Bu son çalışmalarla ilgili olarak inflamasyonu hemen tedavi etmenin, çevre kirliliğinin sebep olduğu cilt lekelerini tedavi etmede bir çözüm olduğu gözükmektedir. Ancak, Codif laboratuvarları, melanin sentezini ve göçünü kontrol etmek için pigmenter sinaps üzerinde etkileşimde bulunacak ve inflamasyonu tedavi edebilecek bir molekül keşfetmiştir.

 

Şekil 1: Melanosit ve keratinosit arasındaki pigmenter sinapsin oluşumunun şematik sunumu; Ekzopolisakkarit EPS White bu tanınmada etkileşime girişi.

 

"Pigmenter sinaps”, ünlü uzmanlar tarafından cilt pigmentasyonunda kullanılan bir terimdir [6]. Bu, melanin transfer etmek için, melanositin keratinosit ile temas içine girdiği alanı açıklamaktadır. Birbirini tanıyan ve böylece melanosit ve keratinosit arasındaki bağlantıyı sağlayan her iki hücrede bulunan yüzey reseptörleri sayesinde mümkündür (Şekil 1). Pigmenter sinapsların oluşumuna dahil olan reseptörler lektin ailesindendir.

Temel olarak şeker artıklarını tanırlar ve bu, Codif’in özellikle EkzoPoliSakkaritler (ExoPolySaccharides) olarak bilinen deniz şekerleri üzerinde çalışan işbirlikli araştırma programıyla neden araştırmaya başladığını açıklar.

 

Polymer adlı araştırma programı, Fransız yetkililer tarafından desteklenen 4 yıllık bir çalışmayı kapsar. Bir üniversite laboratuvarını, 3 özel şirketi ve bir teknoloji transfer merkezini biraraya getirmiştir. Bunların hepsi cilt biyolojisi ve deniz biyoteknolojisinde uzmandır. Bu programın amacı, yeni şeker polimerlerinin ve temel olarak deniz ekzopolisakkaritlerinin keşfedilmesi yoluyla geleceğin gliko-kozmetiklerini geliştirmektir. Bu moleküller, çevreleriyle etkileşimde bulunmak (koruma, bağlama, besin tedariği, ...) üzere mikroorganizmalar tarafından salgılanmaktadır. Her organizma, benzersiz şeker yapısı ve konfigürasyonu ile kendi özel ekzopolisakkaritlerini üretir. Bu yüzden, her EPS birbirinden farklıdır. Ancak bunlardan biri, Codif tarafından tanımlanan, daha önce hiç açıklanmamış bir yapıyı temsil eder. Bu, iki hidrofobik amino asit olan alanin ve serin ile hazırlanmış şeker polimerdir (galakturonik asit, galaktoz, N-asitil-glikosamin) [7]. Daha derin araştırmalar, her iki amino asidin de önemli rolünü vurgulamaktadır. Bunlar, pigmenter sinapsin oluşumunda nüfuz etmesini ve etkileşimde bulunmasını kolaylaştıracak veziküler şeklin altındaki molekülün kıvrılmasını tetikler. (Şekil 2).


 

Bu devrim niteliğindeki Ekzopolisakkarit, melanosit reseptörü ile etkileşimde bulunarak keratinosit ve melanosit reseptörleri arasındaki tanınmayı %35’e kadar düşürür. Pigmenter sinapsin oluşumu içindeki bu etkileşim, melanosit dendrisitisinde azalma ile birleşir (Şekil 3). Sinaps ve dendrisit üzerindeki her iki eylem, bu Ekzopolisakkarit ile elde edilen yüksek leke karşıtı etkileri kısmen açıklar.

 

Şekil 3: 2 hafta boyunca 30 dk/gün çevre kirliliğine maruz kalmış melanize olmuş insan epidermisinin bazal katmanında kahverengi dendritik melanositlerin incelenmesi (3A). Aynı koşullarda, %1 Ekzopolisakkarit’in lokal uygulamaya eklenmesi (3B), melanositlerin dendrisitisi görünür şekilde azalmıştır ve epidermis daha parlak gözükmektedir.

 

Ayrıca, çevre kirliliğine (araba egzozu, 2 hafta için 30 dk/gün) maruz kalan melanize olmuş insan epidermisi test edildiği zaman, Ekzopoli sakkarit inflamasyonuna karşı %45 ve melanin sentezine karşı %71 koruma sağlar (Şekil 4). Ayrıca cilt pigmentasyonunun ilk nedeni olan UV ışınlarına karşıda da etkilidir: UV ışınlarının neden olduğu inflamasyona karşı %39, melanojeneze karşı %81 koruma sağlar.

 

Şekil 4: 9 gün boyunca 1 saat/gün çevre kirliliğine maruz kalan melanize olmuş insan epidermisinin melanin sentezinin (mavi) görselleştirilmesi, (4A) olmadan ve (4B) %1 Ekzopolisakkarit’in yerel uygulaması.

 

Bu in-vitro çalışmalarının sonunda, yeni Ekzopolisakkarit’ in daha hassas ve şehrin zararlı etkilerine maruz kalanlar da dahil tüm cilt tipleri için global leke karşıtı stratejiler sağlayan bir molekül olduğu gözükmektedir. Bu, in vivo çalışma yoluyla doğrulanmıştır.

 

Ekzopolisakkarit’in leke karşıtı etkinliği Bangkok’ta yaşayan gönüllüler üzerinde test edilmiş ve böylece yanaklardaki lekelerin oluşumunda yer alan her iki faktörü, güneş ve kentleşme de biriktirmiştir. Günde iki kez uygulamak suretiyle 2 hafta sonra (Ekzopolisakkarit %1 oranında formüle edilmiştir) yanaklardaki lekeler ortalama -%6 olmak üzere en fazla -%38 azalmıştır (Şekil 5). Bu etki gönüllüler ürünü kullanmaya devam ettiği sürece daha da güçlenmeye devam edecektir: 1 ay sonra ortalama - %13* olmak üzere en fazla - %57; 2 ay sonra ortalama - %20* olmak üzere en fazla - %60; 3 ay sonra ortalama - %17* olmak üzere en fazla - %67 (*p<0.05 Öğrenci testi). Bu şaşırtıcı sonuçların yanında, gönüllülerin %96’sı 2 ay kullanımdan sonra kendilerinde leke sayısında azalma gözlemlemiştir. %92’si pigmentasyonlarının daha homojen olduğunu ve her uygulamada değiştiğini belirtmiştir.

 

Bu benzersiz Ekzopolisakkarit’in yapısı ve kıvrılması leke karşıtı stratejiyi tamamen değiştirmiştir. Vezikül şekli pigmentasyon lekelerinin görünür ve belirgin şekilde azalması için UV kaynaklı inflamasyondan ve kirlilikten cildi korurken pigmenter sinaps ile etkileşim sağlar.

 

Şekil 5: Tedaviden önce gönüllünün yanağındaki pigmentli leke sayısının görselleştirilmesi (5A); 2 hafta sonra (5B), 1 ay (5C), 2 ay (5D) ve 3 ay sonra (5E).

 

Bibliografik Referanslar

[1] Market potential growing for anti-pollution products. Andrew McDougall. Cosmetic design, december 2nd, 2015.

[2] Les allégations anti-pollution dans les capillaires. L’Observatoire des cosmétiques. Juillet 2015.

[3] Pentecouteau L, Gasparotto E, Vallee R, Morvan PY. Evaluation of the air pollution effects on human skin using an original 3D model. Poster IFSCC 2014, Paris.

[4] Krutmann J, Liu W, Li L, Pan X, Crawford M, Sore G, Seite S. Pollution and skin: From epidemiological and mechanistic studies to clinical implications. Journal of Dermatological Science 76 (2014) 163–168.

[5] Vierkotter A, Schikowski T, Ranft U, Sugiri D, Matsui M, Kramer U, Krutmann J. Airborne particle exposure and extrinsic skin aging. J Invest Dermatol. 2010 Dec;130(12):2719-26.

[6] Yamaguchi Y, Hearing V.J. Physiological factors that regulate skin pigmentation. Biofactors. 2009. 35(2):193-199.

[7] Drouillard S, Jeacomine I, Buon L, Boisset C, Courtois A, Thollas B, Morvan PY, Vallee R and Helbert W. Structure of an amino acid decorated exopolysaccharide secreted by a Vibrio alginolyticus strain. Marine drugs, 13, 6723-6739, 2015.