Necmi Sadıkoğlu ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Necmi Sadıkoğlu ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden kimya, ihracatı sürdürülebilir kılmak amacıyla hayata geçirdiği bu yıl üçüncüsü düzenlenen ArGe Proje Pazarı etkinliğinde, İKMİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve ArGe Proje Pazarı Yürütme Kurulu Başkanı Necmi Sadıkoğlu ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Merhaba Necmi Bey. Kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz bize?

İsmim Necmi Sadıkoğlu, Kimya Mühendisiyim. İstanbul Kimyevi Maddeler ve İhracatçılar Birliği’nde Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyorum. 3. ArGe Proje Pazarı’nın da koordinatörlüğünü yapıyorum.


3.ArGe Proje Pazarı ile ilgili bize bilgi verebilir misiniz? Projenin oluşumu hakkında neler söyleyebilirsiniz?

İstanbul Kimyevi Maddeler ve İhracatçılar Birliği’nin yapmış olduğu üçüncü proje bu. Burada, sanayicilerden, girişimcilerden, öğrencilerden ve öğretim üyelerinden olmak üzere dört kategoride gelen projeler değerlendiriliyor. Bu sene bu dört kategoride yaklaşık 255 tane proje müracaatı oldu. Bunlardan seçtiğimiz 155 tanesini poster haline getirip burada sunumlarını yapıyoruz. Gün boyu proje sahipleri sunumları yapacaklar. Projelerle ilgilenenler de projeleri inceleyecekler. Günün sonunda, akşam saat 18:00’de bir ödül değerlendirme toplantımız ve gala yemeğimiz var. Bu toplantıda dört kategoride ilk üçe girenler derecelendirilecek, ödüllendirilecek.


Diğer yıllara nazaran bu yılki katılım yoğunluğu nedir?

Bu yıl daha iyi bir katılım var. En azından geçen seneler 100’e yakın proje gelirken bu sene 255 sayısına ulaştık. Proje çeşitliliği var. Kimyanın alt sektörlerinden birçok proje var. Türkiye kimya sektörü olarak dışa bağımlı bir ülke. Ürünlerin yaklaşık yüzde yetmişi dışarıdan geliyor; yüzde otuzu ancak içeride üretilebiliyor. İçeride üretilen bu yüzde otuzun bazı ana maddeleri maalesef gene dışarıdan geliyor. Burada üretilenler de katma değeri düşük ürünler. Halbuki biz şuna inanıyoruz ki bir ülkenin gelişebilmesi için öncelikle kimya sanayinin gelişmesi lazım. Kimya ana sanayidir, ana sektördür. Burada üretilen ürünlerin bir kısmı direkt tüketiciye giderken bir kısmı diğer sektörlere ara mal veya hammadde olarak gidiyor. Yani çok çeşitli kullanım alanları olan ürünlerin üretildiği bir sektör burası. Türkiye maalesef bu konuda çok geri ve malzemeyi dışarıdan ithal ediyor. Burada ürettiği de katma değeri düşük ürünler; ihraç ettiği ürünlerde yaklaşık 1 dolar civarında bu. Bizim burada hedefimiz, Türkiye’de üretilen ürünlerin bu yeni teknolojilerle üretilmesi de ihracatta rekabet edebilen ve katma değeri yüksek olan ürünlerin üretilmesini sağlamak. Ancak bu şekilde hem kimya sektörünün gelişmesine katkıda bulunabilir hem de ihracatı arttırarak ithalatın önüne geçebilir ve ithal ettiğimiz malları burada üretebiliriz diye düşünüyoruz.


Sanayicilerimizin, akademisyenlerimizin, öğrencilerimizin burada olması çok güzel.

Burada bir üniversitesanayi iş birliği mevcut. Uzun zamandan beri, 3040 senedir konuştuğumuz fakat gerçekleştiremediğimiz üniversite sanayi iş birliğini burada görüyorsunuz. Gerek sanayicilerin gerek üniversitelerden gelen akademisyen ve öğrencilerin projeleri burada yarışıyor. Tabii bu seçilen projelerin ticarileşmesi için bizim Birlik olarak çaba göstermemiz lazım. Bazı projeler ödüllendiriliyor ama ticari olarak işletmelere sunulamıyor, üretim aşamasına gelemiyor. Bizim hedefimiz, bu seçilen projeleri sanayicilere getirerek sektörel toplantılar yapmak ve bu ürünleri sanayicilere tanıtmak, bu ürünlerin ticarileşmesini sağlamak.


Projede derece alanlar o zaman takip altında olacaklar, değil mi?

Sadece derece alanlar değil, belki ilk ona ilk yirmiye girenler sektör sektör ayrılacak ve 2 Kasım’dan sonra bu proje devam edecek. Biz bu projeyi burada bitirmek niyetinde değiliz çünkü gelemeyen sanayiciler var. Herkesin yoğun olarak katılmasını beklemek mümkün değil. Projeler var ama projelere ilgi duyan çok fazla sanayici olmayabiliyor; vakit yetmezliğinden ya da başka planları olduğundan dolayı gelemeyenler oluyor. Biz şimdi düşünüyoruz ki bu projeleri sanayicilerimizin ayağına getirelim tekrar toplantılarla. Burada projelerin sunumunu yapalım. Umalım ki ilgilenen arkadaşlar çıkar, bunları üretim aşamasına getirir. Böyle projelerin olması ve bu alanda düşünen insanları burada bir araya toplamak çok güzel bir şey. O yüzden başarılar diliyorum size. İşi burada bırakırsak çok fazla bir netice çıkmayacağını ama bundan sonra gerekli adımlar atılarak, çalışmalar yapılırsa güzel sonuçlar olur diye düşünüyorum.


Peki yoğunluklu olarak hangi sektör var?

Burada ilaç sektörüne yönelik projeler var. Plastik sektöründe, kağıt sektöründe, boya sektöründe, kauçuk sektöründe; yani kimyanın alt sektörlerinde çok proje var.


Peki Necmi Bey, Türkiye’deki kimya sektörünün gelişimiyle ilgili neler öngörüyorsunuz? Türkiye’nin dünyadaki konumu nedir?

Türkiye enerji fakiri bir ülke. Birçok komşu ülkemizde enerji kaynakları olmasına rağmen bizde maalesef yeteri kadar olmadığı söyleniyor. Aynı zamanda teknoloji fakiri bir ülkeyiz. Yapmış olduğumuz, sattığımız, ihraç ettiğimiz ürünlerin kilo fiyatı yaklaşık 1,5 dolar civarında fakat yurt dışından ihraç ettiğimiz mallar 3,5 dolar civarında. Bu demektir ki katma değersiz ihraç ediyoruz, katma değerli satın alıyoruz. Bunu tersine döndürmemiz lazım. Türkiye’nin bu teknoloji fakiri ülkeden orta ve yüksek teknolojili sektörlere geçmesini sağlamamız ve Türkiye’nin Avrasya’nın bir üreticisi olmasına çalışmamız lazım: Bizim şu andaki temel hedefimiz budur. Türkiye’yi orta ve yüksek teknolojili bir üretim merkezi haline getirmek ki bu Sahil Bakanlığı’nın yayımlamış olduğu 20112014 Strateji Eylem Planı’nda da var: Türkiye’nin katma değerli üretimini arttırmak, dolayısıyla ihracat şansını yükseltmek.


Sektöre iletmek istediğiniz neler var?

Ben üniversite sanayi iş birliğine çok ilgi duyan bir insanım. Yıllardan beri bu konuda çalışıyorum. Üniversitelerimizin mutlaka sanayiye açılması lazım. Sadece bilim üretmek yerine teknoloji üretim merkezlerinin gelişmesi lazım. Sanayicinin de bunun farkındalığıyla üniversitelere gelmesi ve gerekli olan çalışmaları üniversitelere yaptırması lazım. Bu iş birliğinin çok sıkı bir şekilde başlaması gerektiğini düşünüyor ve iki tarafa da bunu öğütlüyorum.


Peki yeşil iş sürdürülebilirlik ile ilgili derneğinizin yapmış olduğu çalışmalar nelerdir? Sosyal sorumluluk kampanyalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

Bu projelere de ilgi duyuyoruz. "Yeşil Üretim Temiz Gelecek” diye bir projemiz var 3. ArGe Projesinin dışında. Gene kimya sektöründe beş ana dalda yirmi ürünle yaşam döngüsü değerlendirmesi yapıyoruz. Yaşam döngüsü değerlendirmesi ne demek? Bir ürünün hammadde evresinden başlayarak, üretilmesi, kullanılması ve bertaraf edilmesi esnasında çevreye ve insan sağlığına verdiği zararları inceleyen bir sistem bu. Bunu asgariye nasıl indirebiliriz ve yeşil etiketi ürünlerimize nasıl getirebiliriz; doğaya, çevreye, insana saygılı ve yararlı hale nasıl getirebiliriz diye projeler yapıyoruz. Bu yeşil üretim temiz gelecek bizim çok ehemmiyet verdiğimiz, ileride Türkiye’nin büyük sorun yaşayabileceği bir duruma karşı, yeşil üretim temiz gelecek bizim çok ehemmiyet verdiğimiz konulardan biridir.